Bu bir düşüş değil, bu bir rezalet. Bu yönetim anlayışı
sürdükçe Süper Amatör’e, 1. Amatör’e kadar sürüklenmek kaçınılmaz. Çünkü ortada
futbol aklı yok, sadece koltuk sevdası var.
“Yamak ve sonrası mı sorumlu?” diye soranlara cevabım
net: Evet, sorumludur. Hakan Karaahmet’in dosyası yargıda, günü geldiğinde
adalet hükmünü verir. Ama bugün konuşmamız gereken, Yamak ve sonrası dönemin
kulübü nasıl paramparça ettiğidir.
Nahid Yamak iyi bir insandır, ama iyi insan olmak yetmez.
Yönetici olarak stajını yapamadı. Erzurumspor FK yıllarca transfer tahtası
kapalı olmasına rağmen içeridekini koruyarak, profesyonelce yönetilerek bugün
1. Ligde fırtına gibi esiyor. Bizde ise tam tersi oldu: eldeki iskelet kadro
dağıtıldı, oyuncular birer birer satıldı ya da kaçırıldı.
Onurcan’dan Görkem’e, Rahmetullah’dan, yabancılara, Murat Cem’den Doğancan’a kadar birçok isim
tutulabilirdi. Sonrasında Çekdar ve Saviçeviç de satıldı, kaleci Erkan
gönderildi, Bu sezon başında Ertuğrul ile anlaşma sağlanamadı. Devre arasında
ise üç futbolcu sözleşme yenilemedi diye kadro dışı bırakıldı. Barış, Kasım,
Emre Nizam da gözden çıkarıldı. Çift kale yapacak oyuncu bulamayan Giresunspor,
kendi elleriyle kendi mezarını kazdı.
Bugün BAL’dayız. Bu tabloyu hazırlayanlara teşekkür (!)
ediyoruz. Çünkü bu sadece bir düşüş değil, bir ihanettir. Taraftarın emeğine,
şehrin onuruna, kulübün tarihine ihanettir.
.